top of page

Peter Morris’in Hayal Gücüyle Gerçeğin Arasındaki İnce Çizgi

  • Yazarın fotoğrafı: Doğukan Güngör
    Doğukan Güngör
  • 28 Kas 2025
  • 2 dakikada okunur

Mimarlık, tasarım ve heykel arasında özgürce dolaşan işleriyle tanınan Peter Morris, “mümkün” ile “imkânsız” arasındaki sınırları zorlayan yapılar yaratmasıyla biliniyor. The Possible Impossible Pavilion da tam olarak bu yaratıcı yaklaşımın bir sonucu. Clerkenwell Design Week için tasarlanan bu enstalasyon, hem malzeme hem de form açısından alışıldık yapı pratiklerine meydan okuyor.


Photo: Will Pryce Photography
Photo: Will Pryce Photography

Geleneksel Yapım Tekniklerine Bir Alternatif: Stone-Coat

Enstalasyonun merkezinde Build-Lite’ın yenilikçi Stone-Coat malzemesi bulunuyor. Ultra hafif, polistiren bazlı bu imitasyon taş malzeme, geleneksel yapı taşlarına göre çok daha esnek bir üretim süreci sunuyor.


Morris bu malzeme sayesinde, normal şartlarda maliyetli, ağır veya üretimi zor olacak kavisleri, heykelsi yüzeyleri ve renkli hacimleri kolaylıkla biçimlendirebiliyor. Sonuç hem eğlenceli hem de imkânsız gibi görünen bir mekânsal deneyim sunuyor.


Morris’in Dünyası: Renk, Heykel ve Mimari Bir Arada

Peter Morris; form, renk ve mimari prensipleri harmanlayarak alışılmadık mekânsal dünyalar kurmasıyla tanınıyor. Pavilion, bu yaklaşımın yeni bir örneği olarak izleyiciyi hem fiziksel hem de algısal bir yolculuğa davet ediyor.

Enstalasyon, Morris’in “mümkün” ile “imkânsız” arasındaki gerilime duyduğu ilgiyi somutlaştırıyor. Burada mimari, yalnızca bir barınak değil; hayal gücü, yenilik ve oyun için bir araç hâline geliyor.


Kişisel Bir Hikâyeden Evrensel Bir Mesaja

Morris’in bugünkü üretimi, kendi kişisel hikâyesinin bir yansıması. İngiltere’nin Midlands bölgesinde fabrika işçisi bir ailede büyüyen, on iki farklı ortaokula giden ve disleksi sebebiyle okuldan neredeyse hiç not almadan mezun olan Morris için mimar olmak uzun süre imkânsız bir hayaldi.


Binalar çizmeye olan takıntılı merakı onu önce Plymouth University’ye, ardından Royal College of Art’a taşıdı. Bugün ise renkli, heykelsi ve sınırları zorlayan tasarımlarıyla uluslararası alanda tanınıyor.


Cloud House ve Stone-Coat ile Başlayan Yolculuk

Morris’in en dikkat çekici projelerinden biri olan The Cloud House, şu anda Londra Gospel Oak’ta inşa ediliyor ve Grand Designs için belgeleniyor. Yapının kavisli formu ve heykelsi yüzeyi, yine Build-Lite’ın Stone-Coat malzemesinin sınır tanımayan biçimlendirme kapasitesiyle mümkün oldu.


Aynı iş birliği, şimdi The Possible Impossible Pavilion’da yeni bir mekânsal deneme yaratıyor. Bu kez Morris, mimarlığın sınırlarını daha da ileri taşıyarak Stone-Coat’un potansiyelini kamusal bir enstalasyonda test ediyor.


Kamusal Bir Deneyim: Tasarım, Malzeme ve Hayal Gücü Bir Arada

Pavilion, ziyaretçilere sadece bir mekân değil; bir olasılıklar dünyası sunuyor. Form, renk, malzeme ve teknoloji arasındaki sınırlar çözüldükçe, soru da değişiyor:

Gerçekten imkânsız olan nedir? Yoksa imkânsızlık, doğru malzemeyi bulamadığımız için mi vardı?

Bu enstalasyon, izleyiciyi tam da bu sorunun etrafında dolaşmaya davet ediyor.


Proje Künyesi

Proje Adı: The Possible Impossible Pavilion

Mimar: Peter Morris Architects

Konum: Clerkenwell Design Week (Londra)

İşveren / Komisyon: Artistic Statements

İş Birliği: Build-Lite

Malzeme: Build-Lite Stone-Coat (ultra hafif polistiren bazlı imitasyon taş)

Fotoğraf: Will Pryce Photography



bottom of page