TERROIR: Toprağın Mimarlığa Dönüştüğü Bir Şarap Pavyonu
- 11 Tem
- 2 dakikada okunur
Concéntrico 2026 kapsamında Logroño’da hayata geçirilen TERROIR, toprağı yalnızca bir yapı malzemesi olarak değil, bir coğrafyanın hafızası, iklimi ve kimliği olarak ele alıyor. Boltshauser Architekten ile Garbizu Collar Architecture tarafından tasarlanan pavyon, şarabın karakterini belirleyen “terroir” kavramını mimarlık üzerinden yeniden yorumluyor.

Şarap üretiminde terroir; toprağın, iklimin, zamanın ve insan bilgisinin bir araya gelerek ürünü şekillendirmesini ifade ediyor. TERROIR da aynı yaklaşımı mimarlığa taşıyor. Yapı, bulunduğu yerin toprağını kullanarak yalnızca o coğrafyaya ait olabilecek bir mekân deneyimi oluşturuyor.
Topraktan Üretilen Bir İklim
Pavyon, sıkıştırılmış toprak (rammed earth) ve yeniden kullanılan şarap fıçılarından oluşuyor. Ancak proje yalnızca bu malzemeleri görünür kılmayı amaçlamıyor; onların doğal özelliklerini doğrudan mekânsal deneyimin bir parçasına dönüştürüyor.
“Climatic Tasting Chamber” olarak kurgulanan yapı, sıcaklık, nem, ışık ve gölgeyi mekanik sistemler yerine malzemenin kendi davranışıyla düzenliyor. Böylece ziyaretçiler, şarabı onu var eden çevresel koşulların içinde deneyimliyor.
Geçici Bir Pavyondan Fazlası
TERROIR’un en dikkat çekici yönlerinden biri, sıkıştırılmış toprağı geleneksel üretim biçiminin dışına taşıması. Normalde yerinde inşa edilen bu yapı tekniği, burada prefabrike, modüler ve sökülüp yeniden kurulabilir bir sisteme dönüşüyor.

Yerel kazılardan elde edilen toprak modüler elemanlara dönüştürülüyor; kullanılmış şarap fıçıları ise önce kalıp, ardından çatının taşıyıcı sistemi olarak ikinci bir yaşam kazanıyor. Böylece pavyon, malzemenin yeniden kullanımını yalnızca bir sürdürülebilirlik stratejisi değil, tasarımın temel fikri hâline getiriyor.
Toprak Geleceğin Yapı Malzemesi Olabilir mi?
TERROIR, nostaljik bir kerpiç yorumu sunmuyor. Aksine, sıkıştırılmış toprağın çağdaş üretim teknikleriyle nasıl yeniden düşünülebileceğini araştıran tam ölçekli bir prototip olarak öne çıkıyor.

Bu yönüyle proje, geçici bir festival pavyonundan çok daha fazlası. Yerel malzeme, düşük karbon ayak izi, sökülebilir sistemler ve iklimle uyumlu mimarlık üzerine geleceğe dönük güçlü bir araştırma önerisi sunuyor.
Türkiye’de de benzer bir yaklaşım üzerine çalışan stüdyolar bulunuyor. Bunlardan biri olan Mono Earth, sıkıştırılmış toprak ve doğal yapı teknikleri üzerine geliştirdiği araştırmalarla, yerel malzemelerin çağdaş mimarlıktaki potansiyelini ortaya koyuyor.
Proje Künyesi
Proje: TERROIR
Tasarım: Boltshauser Architekten & Garbizu Collar Architecture
Etkinlik: Concéntrico 2026
Konum: Santiago Kilisesi Çevresi, Logroño, İspanya
Yıl: 2026




Yorumlar