Bina değil, bir şeylerin olabileceği koşulları tasarlıyorum | Javier Peña Ibáñez - Concéntrico
- 7 saat önce
- 4 dakikada okunur
Kentle kurulan ilişkiyi yeniden düşünmeye davet eden Concéntrico, her yıl İspanya’nın Logroño kentini geçici müdahaleler, enstalasyonlar ve kamusal alan deneyleriyle dönüştüren önemli bir platform. Mimarlık, tasarım ve sanatın kesişiminde konumlanan bu festival, kenti yalnızca bir arka plan değil, aktif bir aktör olarak ele alıyor.
Kurucusu Javier Peña Ibáñez’in liderliğinde şekillenen Concéntrico, farklı disiplinlerden üreticileri bir araya getirerek şehirle yeni diyaloglar kurmanın yollarını araştırıyor. Geçici ama etkisi kalıcı olan bu müdahaleler, kamusal alanın potansiyelini yeniden görünür kılıyor.
Bu röportajda Javier Peña Ibáñez ile Concéntrico’nun ortaya çıkış hikâyesini, festivalin işleyişini ve kentle kurduğumuz ilişkinin nasıl dönüştüğünü konuştuk. Kamusal alana dair düşünen, üreten ve hayal kuran herkes için ilham verici bir sohbet. Keyifli okumalar!
Röportaj: Doğu Güngör
Javier Peña Ibáñez kimdir? Seni tanımayan insanların olduğu bir ortamda biri ne iş yaptığını sorduğunda genelde nasıl cevap veriyorsun?
Genelde kürasyon üzerinden çalışan bir mimar olduğumu söylüyorum. Yaptığım iş, başkalarının kentte müdahalelerde bulunabileceği çerçeveler oluşturmak üzerine kurulu. Yani bina tasarlamaktan çok, bir şeylerin gerçekleşebileceği koşulları tasarlıyorum. Bunu hayata geçirdiğim ana platform ise Concéntrico.
Eminim benim gibi kentle ilgilenen pek çok kişi Concéntrico’yu farklı kaynaklar aracılığıyla keşfediyordur. Ama seni bulmuşken doğrudan sormak isterim: Concéntrico nedir?
Concéntrico, her yıl Logroño’da gerçekleşen uluslararası bir mimarlık ve tasarım festivali. Kentsel yenilik için bir tür laboratuvar gibi çalışıyor; enstalasyonlar, sergiler ve kamusal programlar aracılığıyla fikirleri birebir ölçekte test ediyoruz. Amacımız, kamusal alanın nasıl farklı şekillerde kullanılabileceğini araştırmak ve yeni kolektif yaşam biçimlerini harekete geçirmek.

Concéntrico’nun ortaya çıkış hikâyesi oldukça ilham verici. Bu festivali başlatırken seni harekete geçiren temel motivasyon neydi? O günkü fikirle bugünkü noktası arasında nasıl bir dönüşüm oldu?
Kenti geçici olarak dönüştürdüğümüzde, onu farklı bir şekilde deneyimleyebileceğimiz fikriyle, aslında basit bir sezgiyle başladı. Başlangıçta daha çok görünürlük üzerineydi, mimarlığı kamusal alana taşıyıp daha erişilebilir kılmak gibi. Zamanla daha karmaşık bir yapıya evrildi.
Artık mesele sadece nesneler yerleştirmek değil, anlatılar kurmak, kurumlarla birlikte çalışmak ve iklim, kimlik, kamusal alanın sosyal kullanımı gibi konulara temas etmek.
Yani bir etkinlik olmaktan çıkıp bir platforma dönüştü.

well urban things’i takip eden birçok genç tasarımcı ve mimar bu tür platformlara nasıl dahil olabileceğini merak ediyor. Concéntrico’ya katılım sürecini biraz açabilir misin? (Açık çağrı süreci nasıl işliyor? Katılımcılardan ne bekliyorsunuz? Bir projenin seçilmesinde en belirleyici kriterler neler? Finansman süreci nasıl ilerliyor—katılımcı mı, festival mi, sponsorlar mı karşılıyor?)
Aslında iki ana yol var. Bunlardan biri Açık çağrılar. Her yıl uluslararası yarışmalar düzenliyoruz. Katılımcılar bir öneri sunuyor (genellikle tek bir pafta + konsept). Jüri finalistleri ve kazananları seçiyor. Bir diğer yol da davetler. Ele aldığımız temalarla örtüşen üretimler yapan ekipleri doğrudan davet ediyoruz.
Bizim aradığımız şey tamamlanmış mimari projeler değil, güçlü fikirler: açıklık, kamusal alanla kurduğu ilişki, uygulanabilirlik ve insanlarla etkileşim kurabilme potansiyeli.
Finansman tarafında ise seçilen ekiplerin üretim, lojistik ve ücretlerini Concéntrico karşılıyor. Katılımcıların projeyi kendi kaynaklarıyla finanse etmesi gerekmiyor. Süreci mümkün kılmak için kamu kurumları ve kültürel partnerlerle birlikte çalışıyoruz.

Bu yıl 18 - 23 Haziran tarihleri arasında festivalin 12. edisyonu gerçekleşecek. 2026 programında ne tür projeler, temalar ya da yeni yaklaşımlar bizi bekliyor? Bu yıl seni en çok heyecanlandıran nedir?
2026 edisyonu üç ana başlık etrafında şekilleniyor: Kimlik ve Kurgu, Kentsel Ekolojiler ve Geçici Aktörler. Daha performatif, kolektif ve süreç odaklı pratiklere doğru belirgin bir kayma var.
Beni en çok heyecanlandıran ise projelerin nesnelerin ötesine geçmesi, durumlar üretmeye yönelmesi. Bir araya gelme, oynama, serinleme, dinleme gibi deneyimler sunan mekânlar. Artık mesele formdan çok, o mekânda ne olduğuna odaklanıyor.
Yıllardır kent içinde geçici müdahaleler ve enstalasyonlar üzerinden bir diyalog kuruyorsun. Bugünden baktığında: Kent ile insanlar arasındaki ilişki nasıl değişti? Tasarımın bu ilişkiyi şekillendirmedeki rolü sence daha mı kritik hale geldi?
Kamusal alanın nötr olmadığına, aksine aktif olarak inşa ettiğimiz bir şey olduğuna dair farkındalık giderek artıyor. İnsanlar artık iklim, sosyal etkileşim ve erişim konularında daha bilinçli.
Tasarım daha kritik hale geldi, ama aynı zamanda daha açık bir yapıya büründü. Artık sadece sorun çözmekle ilgili değil; çoğu zaman geçici, geri dönüştürülebilir ve kolektif olan yeni olasılıkları mümkün kılmakla ilgili.
Concéntrico gibi bir festivali hayata geçirmek ve sürdürülebilir kılmak güçlü bir organizasyon yapısı gerektiriyor olmalı. Yerel yönetimler, sponsorlar ve üreticilerle nasıl bir iş birliği modeli kuruyorsunuz? Bu süreçte karşılaştığınız en büyük zorluklar neler oldu ve bunları nasıl aştınız?
Modelimiz hiyerarşiden çok, uyum üzerine kurulu. Belediyeler, kültürel kurumlar ve uluslararası partnerlerle birlikte çalışıyoruz; her biri sürece farklı şekillerde katkı sağlıyor. Finansman, bilgi ve ağlar gibi.
En büyük zorluk her zaman koordinasyon oluyor. Farklı zaman çizelgeleri, beklentiler ve ölçekler. Bunu aşmamıza yardımcı olan şey ise çok net bir kavramsal çerçeveye sahip olmak. Böylece herkes projenin neden var olduğunu net bir şekilde anlayabiliyor.

Biraz da geleceğe bakalım. Concéntrico’nun önümüzdeki yıllarda nasıl evrileceğini düşünüyorsun? Henüz hayata geçirmediğin ama seni heyecanlandıran fikirler ya da formatlar var mı?
Onu yalnızca bir festivalden ziyade bir ağ olarak genişlerken görüyorum. Daha fazla uluslararası iş birliği, yıl boyuna yayılan daha fazla aktivite ve enstalasyonların ötesine geçen formatlari eğitim, araştırma, yayınlar gibi.
Özellikle uzun vadeli etkilerle ilgileniyorum. Geçici müdahalelerin kalıcı dönüşümlere nasıl yol açabileceği meselesi beni heyecanlandırıyor.
Son olarak, kişisel bir merak sorusu. Seni en çok etkileyen 3 kentsel tasarım / kamusal alan projeleri üzerine çalışan isimler neler?

Matilde Cassani Kamusal alanda ritüelleri ve kolektif kullanımı yeniden tanımlayan geçici mekânlar kurabilme becerisi çok yüksek.

Leopold Banchini Hafif strüktürler ve malzeme zekâsı üzerinden mekânı doğrudan ve anlık biçimde aktive etme yaklaşımını çok başarılı buluyorum.

Willem de Haan Kamusal alanı anlatı, algı ve ince mekânsal müdahaleler üzerinden ele alış biçimi sebebiyle Willem de Haan'ı da bu listeye koyarım.






Yorumlar